Verilerin korunması

Sahip olduğumuz en değerli şey sizin güveniniz.

Danışmanlık görüşmelerinin içerikleri ve kişisel verileriniz bu yüzden üçüncü kişiler ile paylaşılmaz. Bu durum için üç istisna durum bulunmaktadır:

  • Danışmalık çerçevesinde bilgilerinizi kendiniz başka kurum veya kişilere vermek isterseniz. Bu durumda danışmanlarımız sizden yazılı izin alarak hangi bilgilerin kimlere verileceği konusunda sizinle konuşurlar.
  • Danışmanlarımızın üçüncü kişilerin (planlanmış veya işlenmiş) bir suçun ortaya çıkarılması konusunda polis  ve emniyet yetkilileriyle ortak çalışma mecburiyetleri vardır. Böyle bir durumda veri iletimin iki önemli düzenlemesi vardır:

a.) § 28 paragraf 2 BDSG (Almanca: “Bundesdatenschutzgesetz”, federal veri koruma yasası) göre emniyet kurumlarına bilgi iletimi şu durumda mümkündür: “üçüncü kişlerin güvenliği, veya kamu güvenliği, veya devlet güvenliği söz konusu ya da cezai takibin gerekli olduğu durumlarda ve söz konusu  olan kişi için bilgi akışına ve kullanımına karşı çok daha önemli bir sebep bulunmaması durumunda”. Bu durumda bilgi akışını sağlama § 28 paragraf 2 BDSG göre mümkün ama mecburi değildir. Bu durumda veri iletişiminin gerçekleşip gerçekleşmemesi danışmanın kendi takdirine bırakılır.

b.) Geçerli olan ceza kanunu yönergesine göre (Almanca: StGb, § 138) her vatandaş, işlenmesi ya da işlendiği durumda üçüncü kişilerin can güvenliğine zarar verebilecek ceza gerektiren bir eylemden haberdar olduğunda, özellikle de buna önceden engel olunabilecekse, bu bilgiyi ihbar etmeye zorunludur. Bu durum, örnek olarak, planlanmış bir terör saldırısı veya bir terör örgütünü destekleme konusunda da geçerlidir.

3) Danışmalarımızın şahitlik etmeyi reddetme hakkı yoktur. Polisin danışmanlık hizmetlerimizden yararlanan bir kişinin bir suça ortaklık ettiğini bilmesi durumunda danışmanlarımız ceza davasına şahit olarak davet edilebilirler.